28 Mayıs 2008, Çarşamba;
Saat: 03:24:05, Günlük
- 15 gün içinde iki sefer İstanbul'a gittim. Biri Türkiye GP'si içindi. Fotoğraflar buradan görülebilir.
- Selim'in bahsettiği buluşmayı halen gerçekleştiremedik :) Neyse ki önümüzde uzun bir zaman var.
- PHP konulu iki yazı hazırlıyorum. 1-2 haftaya kadar yayımlamış olurum.
- Pentagram'ımızın 20. yılı nedeniyle çıkarttığı DVDsi ile meşgulüm 2-3 gündür. İzleyin, izletin.
- Yaklaşık bir yıl önce birkaç sefer dinleyip kenara attığım The Answer'ın Rise albümüne bu aralar vurulmuş durumdayım.
- Merakle beklediğim jQuery'nin yeni yüzü, jQuery UI ile ortaya çıktı. Ben pek beğenmedim açıkçası. Peki siz ne düşünüyorsunuz?
- Daron Yöndem'in yeni kitabı çıkmış. Fırsat bulursam kaçırmayacağım.
- Blog'un hatalarından ve eksiklerinden pek çok kereler bahsetmiştim. Kolları sıvayıp tüm maddeleri tamamlamaya başladım.
- Amatör projem jGrow'u da elden geçirip, Firefox 3'e hazırlıyorum. Tabii birkaç farklı özellikte ekleyeceğim.
1 yorum yapılmış.
18 Mayıs 2008, Pazar;
Saat: 06:59:13, Programlama
...ne yazık ki -halen- varsayılan olarak değil :)
Web geliştiriciliği yaptığım süre boyunca, Internet Explorer'ın her türlü uyumsuzluğunu zamanla kabullendiğimi söyleyebilirim. Ancak CSS seçicileri konusundaki uyumsuzluklarına gıcık olmadan edemiyorum.
Bu sebeple, uzun süredir Internet Explorer üzerinde tüm seçicilerin desteklendiği bir JavaScript kütüphanesi üzerinde çalışıyordum ki zaten benden önce yapıldığını tesadüfen gördüm!
Dean Edwards'ın geliştirdiği kütüphane ve kullanımı hakkında bilgi almak için proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca, uygulamalı özellik listesi içinde buraya* bakabilirsiniz.
Yorum yapılmamış.
05 Mayıs 2008, Pazartesi;
Saat: 22:32:18, Günlük
- Zamanımın büyük kısmı soru çözmeye çalışmakla geçiyor.
- Havalar geçen yıla göre epey soğuk. Güneşten ve sıcaktan nefret eden biri olarak çok mutluyum tabii :)
- Blogda küçük değişiklikler yaptım. Çoğu hata düzeltmeye ek olarak twitter entegrasyonunu gerçekleştirdim. Aynı zamanda yeni temada küçük ilerlemeler kaydetti ama bitirmek için çokta hevesli değilim.
- Iron Maiden'ın Live After Death DVD'sine takmış durumdayım. Daha önce diğer parçalardaki performanslarını izlemiştim. Revelations yorumu mükemmel Bruce Dickinson'ın. Albüm versiyonuna göre çok çok daha hızlı çalmışlar.
- Müzikten devam edelim. Pinhani'nin yeni albümü Zaman Beklemez'i nihayet bulabildim Bursa'da. İlk albümle karşılaştırmak için henüz erken ama "Zaman Beklemez", "Ağlama", "Ne Güzel Güldün", "Yansın", "Bir Anda", "Yalnızlık" ve "Sevmekten Usanmam" favori parçalarım.
- Sırada bekleyen onca kitabım olmasına rağmen dayanamayıp Turgut Özakman'ın yeni kitabı "Diriliş Çanakkale 1915"'i alıp okumaya başladım.
- Fırsat buldukça Silverlight ile uğraşıyorum. Henüz çok yeni olmasına rağmen gelecekte adından epey sözettirecek bir teknoloji. Ayrıca, Türkçe kaynak bulmakta zorlanıyorsanız Daron Yöndem'ın yazılarını tavsiye ediyorum.
- Bir süredir planlamasıyla uğraştığım projemin ana hatlarını büyük ölçüde tamamladım. Selim ile yavaş yavaş çalışmaya başlayacağız.
- PR ve backlink çılgınlığına değinmiştim. Bir ara bu konuyla alakalı daha detaylı bir şeyler karalayacağım.
2 yorum yapılmış.
10 Nisan 2008, Perşembe;
Saat: 06:29:16, Günlük
Çok değil daha 5 yıl önce internet kullanıcı odaklı olmaktan uzak ve interaktiviteden anlaşılan şeyler aptal Flash animasyonları ve Java Appletlarından ibaretti. Google'ın hayatımıza adım adım girmesiyle, kontrolün kullanıcıda olduğu (bkz: Kendimi şanslı hissediyorum) servisler hayatımıza girmeye başladı. Sonra Web 2.0 dedik bu (d)evrime.
Şimdiyse aynı (d)evrim, televizyon yayıncılığında da yaşanıyor. Bir düşünün; günün belirli saatlerinde elinize kumandayı alıp, şöyle bir gezinti yaptığınızda kanalların büyük çoğunluğunda aynı tür programların karbon kopyalarıyla karşılaşırsınız. Oysa sevdiğiniz programları kategorilere ayırıp, canlı ya da banttan kaydedip istediğiniz zaman izleyebilseniz ne güzel olurdu değil mi? İşte, kabaca IPTV ile bu imkana ve çok daha fazlasına kavuşacağız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.
Yorum yapılmamış.
09 Nisan 2008, Çarşamba;
Saat: 00:26:20, Futbol
Daha önce Liverpool'un Şampiyonlar Ligi'nde finale kalmasının zor olduğunu söylemiştim. Lafımı her zamanki gibi yedim. Star TV sağolsun, internetten izleyebildiğim kadarıyla maçın son 15 dakikası mükemmeldi. Açıkçası 2-2'den sonra "bitti bu iş" dedim ama bizimkiler ufak çaplı bir mucize daha yaşattılar bana.
Üç maçlık Liverpool - Arsenal serisi öncesi Emmanuel Adebayor "3 maçı da alırız" demişti, neyi alıp almadığını size bırakıyorum. Arsenal, bu transfer politikasıyla bir şey yapamaz. Tabii Arsene Wenger'e sorarsanız sakatlıkları bahane edecektir.
Bundan sonra finali Liverpool ve manu oynar, Rafa ikinci Şampiyonlar Ligi kupasını alıp Amerikalıların önüne koyar diyorum.
Yorum yapılmamış.
(c) Berker PEKSAĞ. 2004-2009
Yayımlanan yazılar, kaynak gösterildiği müddetçe kullanılabilir.
Yapılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir.