Çok değil daha 5 yıl önce internet kullanıcı odaklı olmaktan uzak ve interaktiviteden anlaşılan şeyler aptal Flash animasyonları ve Java Appletlarından ibaretti. Google'ın hayatımıza adım adım girmesiyle, kontrolün kullanıcıda olduğu (bkz: Kendimi şanslı hissediyorum) servisler hayatımıza girmeye başladı. Sonra Web 2.0 dedik bu (d)evrime.
Şimdiyse aynı (d)evrim, televizyon yayıncılığında da yaşanıyor. Bir düşünün; günün belirli saatlerinde elinize kumandayı alıp, şöyle bir gezinti yaptığınızda kanalların büyük çoğunluğunda aynı tür programların karbon kopyalarıyla karşılaşırsınız. Oysa sevdiğiniz programları kategorilere ayırıp, canlı ya da banttan kaydedip istediğiniz zaman izleyebilseniz ne güzel olurdu değil mi? İşte, kabaca IPTV ile bu imkana ve çok daha fazlasına kavuşacağız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.
Daha önce Liverpool'un Şampiyonlar Ligi'nde finale kalmasının zor olduğunu söylemiştim. Lafımı her zamanki gibi yedim. Star TV sağolsun, internetten izleyebildiğim kadarıyla maçın son 15 dakikası mükemmeldi. Açıkçası 2-2'den sonra "bitti bu iş" dedim ama bizimkiler ufak çaplı bir mucize daha yaşattılar bana.
Üç maçlık Liverpool - Arsenal serisi öncesi Emmanuel Adebayor "3 maçı da alırız" demişti, neyi alıp almadığını size bırakıyorum. Arsenal, bu transfer politikasıyla bir şey yapamaz. Tabii Arsene Wenger'e sorarsanız sakatlıkları bahane edecektir.
Bundan sonra finali Liverpool ve manu oynar, Rafa ikinci Şampiyonlar Ligi kupasını alıp Amerikalıların önüne koyar diyorum.
Harika bir ilk albümden sonra, Cemil Demirbakan ve Deniz Alemdar'ın ayrılmasına epey üzülmüştüm ve açıkçası ikinci albüm Katil & Maktül'den pek bir beklentim yoktu.
Tabii söylediği her lafı yiyen biri olarak, Yüksek Sadakat'in yine mükemmel bir albüm ortaya çıkardığını söylemekten büyük memnuniyet duyuyorum :) Yapımcılar "korsan muhabbeti" yapacaklarına böyle gruplara şans verseler eminim ki satışlar büyük ölçüde artacaktır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.
Hedefinize ulaşmak için en gerekli şeyin zeka ve yetenekten ziyade disiplinli çalışmak olduğuna inanırım. Ki pek çok başarılı insanın başarısının altında yatan ana nedende budur.
Bende "disiplin şart!" diyerek yaklaşık iki ay önce ÖğğSS'ye hazırlanmak için işimden ayrıldım. Başlangıçta plan basitti: Bilgisayarımı sadece e-postalarımı kontrol etmek, RSS okuyucuma bakmak ve film/dizi izlemek için kullanacak, kalan zamanımı ise çok sevdiğim Matematik konularına ayıracaktım.
Tabii planın uygulanışı kağıt üzerindeki gibi kolay olmadı. Birkaç serbest projeye ek olarak kendimi tutamayıp başta Symfony ve Illustrator olmak üzere pek çok frameworke, programlama diline ve programa merak saldım. Ve böylece ÖğğSS hedefimden uzaklaşmaya başladım.
Efenim bu psikiyat-vari giriş ve gelişme bölümünden sonra kısa kesip sadede gelirsem; zararın ve manyaklığın neresinden dönersek kârdır diyerek, çalıştığım projeleri, blogun eksiklerini ve üzerinde çalıştığım iki yazıyı mümkün olan en kısa sürede tamamlayıp Matematik testlerime gömüleceğim.
google javascript php yaptıklarım
Yayımlanan yazılar, kaynak gösterildiği müddetçe kullanılabilir.
Yapılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir.