Bu makale henüz taslak aşamasındadır. Bu nedenle, yazım ve bilgi hatalarıyla karşılaşmanız olasıdır. Hata bildiriminde bulunmak istiyorsanız, iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.
Yurtdışındaki meslektaşlarımız hayatımızı kolaylaştırmak için internetten nasıl yararlanılabileceğine kafa patlatırken biz ek$i sozluk'ün kapatılmasıyla başlayan süreçte interneti özgürce kullanabilmek için didiniyoruz.
Bir tarafta, yaradışçılık(ki bu konuda onlarca kağıt parçası yazmış, web siteleri açmış, konferanslar vermiştir) yazılar yazan ya da kendisine karşı en ufak eleştiri getiren blogu/siteyi vs. kapattıran Adnan Oktar [2] ve Lig TV yayınlarını izinsiz yapanların bizzat Digiturk kullanıcıları olduğundan bi'haber olan ve kendini dünyanın merkezinde görecek kadar şişkin bir egoya sahip Digiturk AntiFraud(çok havalı!) Bölümü Yöneticisi Cihangir Karabağlı diğer tarafta da "‘Ben YouTube’um, ben Facebook’um bana kimse karışamaz’ diyemez. Keyfilik asla. Bu ülkede para kazanıyorsa, vergisini verip kaydını yaptıracak.” diyerek hem asıl niyetini hem de söz konusu siteler hakkında en ufak bir bilgisi olmadığını belli eden Binali Yıldırım var.
Blogger'ın bir süreliğine tekrar erişime açılmasının ardından sıra tekrar Adnan Oktar'a geldi ve Bianet'te yayımlanan, Sn. Yaman AKDENİZ ve Sn. Kerem ALTIPARMAK tarafından kaleme alınan "İnternete Karşı Adnan Hoca: Tüm kapatmalar Hukuka Aykırı" başlıklı yazı nedeniyle avukatları tarafından kapatılmakla tehdit edildi.
Bu vizyonsuz ve yetersiz insanların özgürlüğümüzü elimizden almasına daha ne kadar seyirci kalacağız?
Bu yazı biraz önce FriendFeed'te gördüğüm bu ileti nedeniyle yazılmıştır. Lütfen sizde bu saçmalığa tepkisiz kalmayın!
Konuya yer veren diğer bloglar(Güncellenecektir):
- elmaaltshift: Bir garip Adnan Hoca ve Digiturk sorunsalı
Henüz yorum yapılmamış.
Yayımlanan yazılar, kaynak gösterildiği müddetçe kullanılabilir.
Yapılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir.